Karikatürist Hasan Seçkin 2008 yılında 30. sanat yılını kutladı. Karikatürlerini bir albümde topladı, sergi açtı. Sergisini farklı mekanlara taşıdı. Ama daha farklı bir şey yapmak istiyordu.
Büyük, uzun süreli, anlamlı, olan bir şey. Farklı bir şey. 30. sanat yılının tadını her gün çıkartabileceği, yaşadığı her anı paylaşabileceği, emek verebileceği ve verdiği emeğin ürünü bittiği zaman bütün dünyaya ulaşacak bir mesaj oluşturmayı düşlüyordu. Hem bugüne değin yapılmamış, düşlenmemiş, denenmemiş bir sanatsal eylem olsun, hem bireysel bir maraton olsun,hem kitlesel paylaşımı olsun.
Nasıl?
Sanatının 30. yılında her gün çalışarak 1 Mayıs’ın tüm dünyada “birlik, mücadele ve dayanışma” günü olarak kabul edilmesinin 120. yılında dünya emekçilerine bir gülümseme sunmak istedi Hasan Seçkin…
Yaşamı giderek zorlaştıran ekonomik krizlerin yanı sıra, işçilerin sendikalaşmasının, çalışma ve geçim koşullarının iyileştirilmesine yönelik isteklerin umursanmaz olduğu günlerde bir karar verdi. 1 Mayıs’ın 120. yıldönümünü 120 metrelik bir karikatürle kutlayacaktı.
Peki bu dünyanın en büyük karikatürü olmaya aday çalışma nasıl gerçekleşecekti?

Kocaman 1 bobin ıslanmaz, yırtılmaz özellikteki kağıdını aldı, Kartal’daki atölyesinde ilk karikatürü 1 Mayıs 2008’de çizdi. Sonra her gün bir karikatür çizdi. Çizimleri 1 Mayıs 2009’da tamamlayacaktı. Kimi aksilikler olsa da birkaç günlük gecikmeyle çalışmasını tamamladı. Bu karikatürlerden oluşan bir sergiyi 25 Nisan 2009’da Karikatürcüler Derneği Sergi Salonu’nda açtı.
15 Haziran 2009’da ise 120 metre uzunluğundaki karikatürün sergisi Kartal Meydanı’nda açıldı. Açılış için özellikle 15 Haziran günü seçilmiş, çalışma yasası ile ilgili düzenlemelerin protesto edildiği 1970 yılındaki işçi yürüyüşünün anısına.
Orijinal çalışma Kartal Meydanı’na sığamadığı için yalnızca bir bölümüne ait 50 metrelik dijital çıktı meydanda sergilendi. Hasan Seçkin “sergilenen bölüm karikatürün tam ortası” diyor. Karikatürün tam ortasında neler var?
İki elini cebine sokmuş, üzerinde “No problem” yazan bir tişort, çıkarına bakan bir tip ve ellerinde çatallar, kaşıklar, bıçaklarla koşuşan, koşarken birbirleri ile boğuşan, çelme takan, birbirlerinden çalan bir yağmacı, karaborsacı, hortumcu, vurdumduymaz, bencil güruhu... Onların önünde ise çalışmaya giden işçiler, köylüler, emekçiler… Ama elleri boş, cepleri boş, alınlarından terler süzülüyor. Onlar çalışmaya gidiyorlar. Arkalarındaki güruh onların üretimlerinde aslan payını yağmalamaya koşuyor… Karikatürdeki tiplere bakıyoruz, Hasan Seçkin’in yarattığı patron ve işçi tiplerinin arasına eski yeni ustalarımızın yarattığı patron, emekçi tipleri de karışmış. Sanki Türkiye karikatüründeki emekçi ve patron tiplemeleri Hasan Seçkin’in sergisinde resmi geçit yapıyorlar! Bütün bu yürüyüşü karşılayan ise Yalçın Çetin’in çizgileriyle Marx, Lenin, Che ve Castro… Arkada Nazım Hikmet, Abidin Dino’nun çizgileri ile… “Sergilenemeyen başlangıç ve sonuç bölümlerinde, yani 70 metrelik bölümde başka sürprizler var, bu karikatürlerle bir öykü anlatıyorum” diyor.
50 metrelik karikatür önceden hazırlanan panoya sergi için gelen konuklarla birlikte yerleştirildi.

“Bu karikatürlerdeki tipler benden daha güzel konuşur, daha iyi anlatır söylemek istediklerimi” diyerek, sergi açılışı için konuşmak, kürsüye çıkmak istemedi Hasan Seçkin. Kartal Belediyesi Başkan Yardımcısı Hasan Kumral ve Kartal’lı sanatçılar konuştular.

Karikatürcü dostları Köksal Çiftçi, Nuray Çiftçi, Mustafa Bilgin, Ekrem Borazan, Muhittin Köroğlu, Hatay Dumlupınar, İshak Öztürk, Ahmet Ümit Akkoca onu yalnız bırakmadılar.
Hasan Seçkin bu sergiyi dünyaya taşımak istiyor. Albümünü yapmak istiyor... 120 metrelik karikatür doğrusu çok daha fazla ilgiyi hak ediyor.
Emeğin giderek dibe vurdurulduğu bir dünyada hakça bir yaşam için güleryüzlü bir mesaj iletiyor anlayanlara ve anlamak istemeyen duyarsızlara Hasan Seçkin!
Akdağ Saydut, 15 Haziran 2009